Nâziât Suresi
النازعات — Arapça metin ve Türkçe meal (Elmalılı Hamdi Yazır).
وَٱلنَّـٰزِعَٰتِ غَرۡقٗا ١
1. Andolsun şiddetle çekip çıkaranlara,
وَٱلنَّـٰشِطَٰتِ نَشۡطٗا ٢
2. Usulcacık çekenlere,
وَٱلسَّـٰبِحَٰتِ سَبۡحٗا ٣
3. Yüzüp yüzüp gidenlere,
فَٱلسَّـٰبِقَٰتِ سَبۡقٗا ٤
4. Yarışıp geçenlere,
فَٱلۡمُدَبِّرَٰتِ أَمۡرٗا ٥
5. Derken bir iş çevirenlere kasem olsun (ki kıyamet var).
يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ ٦
6. O gün deprem sarsar,
تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ ٧
7. Onu ikinci bir sarsıntı izler.
قُلُوبٞ يَوۡمَئِذٖ وَاجِفَةٌ ٨
8. Yürekler vardır, o gün kaygıdan hoplar.
أَبۡصَٰرُهَا خَٰشِعَةٞ ٩
9. Gözler kalkmaz saygıdan.
يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِي ٱلۡحَافِرَةِ ١٠
10. Diyorlar ki: "Biz tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz?
أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمٗا نَّخِرَةٗ ١١
11. "Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"
قَالُواْ تِلۡكَ إِذٗا كَرَّةٌ خَاسِرَةٞ ١٢
12. "Öyleyse bu çok zararlı bir dönüştür." dediler.
فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةٞ وَٰحِدَةٞ ١٣
13. Fakat o bir tek haykırıştır.
فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ ١٤
14. Bir de bakarsın hepsi meydandadır.
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ ١٥
15. Musa'nın haberi sana geldi mi?